|
DÜĞÜN ÂDETLERİ Gız görme: Gız görmiye gidilecek eve haber virilü. Gız görmiye gidecek oğlan tarafı gomşulândan da bi gaç kişi alıp gız evine giderle. Giderken de bi dolama (hediye) götürülü. Dolamada elişi yazmalarınan (baş örtüsü) datlu (şeker,çukulata) olu. Gız evi de gelecek misafirle üçün hazırlanu , yimekle yapılu. Gız tarafından gomşula da çağrulu. Misafirle gelü. Gelin olacak gız misafirlare gâve dağudu sôna bi köşede durar. Görücüle (erkek tarafı), gâveleni içerken gızı iyice süzerle. Götüdükleri baş örtüsünü gıza virülerse yede gızıñ başına örterlerse gızı beğenmişle dimekdü. Eyer gız tarafı gızlânı vimek isdemezlerse dolamayı hiç açmadan geri yollarla. Ev Görme: Gız görmeniñ garşulû ev görmedü. Bogez gız tarafı oğlan tarafınıñ durumlânı görmiye gelüle. Oğlan tarafı da hazırlanu; yimekle yapulu, tömüzlük yapulu. Gız tarafına iyi görünülmiye çaluşulu. Gız tarafı memnun galusa söz kesme üçün gün alınu. Gız isdeme- Söz kesme- Şelbet içme-Nişan: Bundan sôna iki tarafda birbirini beğendiyse galan sıra söz kesmiye gelü. Oğlan tarafınıñ böyükleri köylênden bi gaç tenede uslu alıp gız isdemiye giderle. Gız tarafı, gelen misafirlere çay gâve ikram ider. Gızı isdiyecek kişi söze başlar: Allah'ıñ emri peygamberimiziñ gavliynen gızınız ........ oğlumuz .......... istiyoz dir. Bundan sôna gız tarafı hemen bi cevap vimez. Bi düşünelim, gısmetise olu dirle. Bundan sôna söz alunusa şerbet içilü. Şelbet içme gonu gomşu herkeze haber virilü. Şelbet öyle namazından sôna içilü. Namazın bitdükden sôna imam, gızınan oğlanıñ arasında Allah rızasu üçün sözü kesmiş olu. Şelbet içme bazıkire gızınan oğlan evinde de olu. Oğlan eviniñ şelbeti ıccak olu: ;Gelin, eve ısınsın diye. Gız eviniñ şelbeti soğuk olu: Gız, evinden soğusun diye . Bundan sôna nişan dakulu; nişan dakuldukdan sôna arada bi bayram varısa, oğlan tarafı gız tarafına bayramlık Götürü. Gurban bayramıysa gurbanlık götürü. Ceyiz kesme: Şelbet içmeden sôna, geline alınacak eşyalânan, damadınan geliniñ yakınlarına alınacak dürüle üçün beraberce çarşuya gidülü. Alınacak eşyâla alınu. Bunlarıñ parasını oğlan tarafı virü. Bunuñ üçün bazıkiren ânaşmazlık da olu. Dâ sôna duğün gününü gararlaşdurula. Duğüne gelecekle okunu (davet edilir). Okunmuyanla duğüne gitmez. Bundan sôna oğlan tarafı gız tarafına masrafla üçün erzak yollar. Ceyiz alma: Çarşamba günü gız tarafı, oğlan eviniñ gelin üçün aldû eşyaları almıya gelüle. Gız tarafı, dabanca tüfek ata ata oğlan tarafına gel Kaynak kişiler: Adı soyadı: Münire Bekdemir. Adı soyadı: Satiye Aksu. Doğum y. ve t.: Mastalar Köyü.(1936). Doğum y. ve t.: Beyköyü-İkipınar M.(1925) Mesleği: Ev hanımı. Mesleği: Ev hanımı. Tahsili: Okuma-yazması yok. Tahsili: İlkokul mezunu. Derleyen: Ahmet Bekdemir. Derleyen: Ahmet Bekdemir. BAYRAM ÂDETLERİ Bayramlarda, özellikle köyler eski gelenek ve âdetleri hâlâ korumaktadırlar. İlçe merkezin de ise bu âdetler az da olsa önemini yitirmiştir. Bize bir fikir vermesi bakımından, Taşköprü'nün Bey Köyü'nden derlenen bayram âdetlerini aşağıya aldık. Taşköprü köylerinin genelinde, küçük farklılıklarla birlikte bu tür âdetler görülür. · Ramazan Bayramı: Bayramdan bi gün evel, arife günü köyün bütün çocugları mezerliğe giderle. Hepsiniñ elinde naylon torba yede bôça vadu. Mezerliğe giden çocukla bi küme olup oturula. Kadunla, evelden hurunda bişidükleri avuç içi gadar güçcük olan ekmekleri getürürle çocuklara dağıdula. Bu güçcük ekmeklere külük dinü. Çocukla mezerliğe giderken külüğe gidelim diye birbirlêne bağırula. Külüğe gitme zamanı öyle namazından sônadu. Köyde, her evden bi kişi mezerliğe gider. Hepsi de ekmek götümez. Herkez gendüne göre şeker, üzüm, löplöbü, cöğüz, helve, alma, evinde ne varısa götürüp çocuglara dağıdu. Aynı gün ikindü namazından sôna, köyüñ adamları da mezerliğe giderle. Herkez gendü mezeriniñ bozuk yerlêni düzeldü., mezerleriñ üsdüne toprak atarla. Ondan sôna hocaynan adamla duğa okuyup evlêne giderle. Gadunla da; evde gora ateş goyarla, ateş üsdünde koku yakıp her odanıñ bacasında tütdürüle. Âşam olunca her evde yağlu ekmek yapılup yinü. O âşam ölüle evlere gelü dirle. Arife günüñ âşamı her evde yİmek Bişirülü. (pilav, çorba, lahana ve yaprak sarması, incir, üzüm, fasulye, sütlaç, keşkek, vb.) bunla bi kenere gonu. Zabahlayın, çocuklanan böyükle en gözel elbiselêni giyerle. Bayram namazına gidilü. Namazdan çıkan erkekle yan yana sıra olula. Herkez sıra oldukdan sôna, en öğüde yaşlulardan bayramlaşmıya başlanu. Burda küs olanla barışdurulu. Namazdan çıkan adamla gendü evlêne gelüle. Çoluk çocuyunan, hısım akrabasıynan bayramlaşula. Köyün adamları bir küme; kadunları bir küme olup gomşu köye giderle. Gomşu köylülênen bayramlaşula. Evelden hazırlanan yimekle beraberce yinü. Bayramıñ ikinci günü öteki köydekile bu köye gelip aynı hizmetde ağırlanula. · Kurban Bayramı: Bu bayramdaki âdetle de Ramazan Bayramıynan aynıdu. Yaluñuz; birinci bayram günü tekbirinen gurban kesilü. Gurbanıñ ganı alına sürülü. Gurban etiniñ dörtde biri eviñ olu; geriye galanı da yedi parçıya ayrılıp fakırlara dağıdulu. Kaynak kişi: Adı soyadı: Mükerem Topçu. Doğum yeri ve tarihi: Beyköyü, (1925). Mesleği: Ev hanımı. Tahsili: Okuma-yazması yok. Derleyen: Ahmet Bekdemir. Manda söğüt dibine yuva yapar mı? Artık "Manda yuva yapmış söğüt dalına" diye başlayan türküyü "bu ne manasız şey" diye küçümseyemezsiniz. Çünkü İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvar'ndan Kastamonulu bir akademisyen anlamsızlığıyla bilinen yöre türküsünü makale konusu yaptı. Türkünün saçma değil, sadece bilgisizlik kurbanı olduğunu ortaya koyan İrfan Kurt, doğru anlaşılabilmesi için yöresel özelliklerin bilinmesi gerektiğini söylüyor. "Türküler eleştirilmek istendiğinde hep bu örnek dile dolanmıştır. Eğer yöresel kültür, dil, türkünün ne amaçla yapıldığı, neyi anlattığı bilinse eleştirenler herhalde başlarını öne eğerdi." Sanatçı ve öğretim görevlisi Kurt'un makalesi İstanbul Uluslararası Müzikte Temsil Sempozyumu'nda bildiri olarak sunuldu. "Tiridine Bandım" hem gençler hem de yaşlılar tarafından son derece iyi biliniyor. Kastamonuluların gururu olan türkü efsanevi sanatçı Zehra Bilir'le ulusal bir marka haline geldi. Genç kuşaktan Belkıs Akkale ve Kubat gibi şarkıcılar da seslendirdi. Son olarak ODTÜ-THBT Fosiller Halk Müziği Korosu, İş Sanat'ta gerçekleştirdiği konser projesine bu türkünün ismini verdi. Kendine tiridinebandim.com adresini alan bir Kastamonu sitesi isteyene türküyü günün her saati online dinletiyor. 5 SORUDA MANDA YUVA YAPMIŞ SÖĞÜT DALINA TÜRKÜSÜ Kastamonu'da mandalar söğütlere tırmanır mı? - Hayır. Yöredeki mandaların yurdun diğer bölgelerindekilerden farkı yoktur. Türkünün derlendiği Tosya, bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür. Çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan manda, yaz sıcağında serinlemek için az kıllı olan derisini çamura bular. Bunun için de göletlerin kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin gölgesine yatar. İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur. Yöredeki sinekler manda yavrusu kapacak kadar büyük mü? -Kastamonu'da ne manda yavruları normalden küçük, ne de sinekler manda kapacak kadar büyüktür. "Yavrusunu sinek kapması" yavrunun sinek tarafından ısırılmasıdır. Çünkü yörede kapmak sözcüğü tıpkı "köpek kapar" der gibi, alıp götürmek değil, ısırmak anlamı taşıyor. Öküz nasıl torbadan düşüyor? Hatta oraya nasıl girmiş? -Yörede öküzler bir yerden diğer yere götürülürken hayvan ekinlere zarar vermesin diye boynuna yem torbası takılır. Böylece hayvan yolda yemlenirken zamandan da tasarruf edilmiş olur. Öküzüm torbadan düştü, yem torbasının boynundan çıkması, yani hayvanın yemeden kesilmesi anlamına geliyor. Minareden uçan müezzinin Hezarfen'le bir ilgisi var mı? -Bu deyiş halk kültürüyle ilgilenenlerin kolay tahmin edebileceği bir şey. Müezzinin ezan okurken minareden uçması Hezarfen Çelebi gibi gökte süzülmesi değil; erenlere karışması, ermesi anlamına geliyor. Manda söğüt gölgesine yatmış, yavrusunu sinek ısırmış, öküzün iştahı yok, müezzin de ermiş. E yani? -Bu türkü ozanların bey aleyhine söz söylemelerinin yasaklandığı bir ortamda doğuyor. Ozana bir eğlencede türkü söyleme emrivakisi yapılmış, önüne de kuru ekmeklerden oluşan yemek (tirit) konmuş. Ozan yapılan haksızlığı, ince zekası ve hiciv yeteneğiyle dile getirmiş. TÜRKÜNÜN SÖZLERİ Manda yuva yapmış söğüt dalına- Aman aman Yavrusunu sinek kapmış gördün mü, amanin yandım. Amanin amanin amanin yandım Tiridine tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verdim aldım Sabahleyin erken çifte giderken - Aman aman Öküzüm torbadan düştü gördün mü, amanin yandım Amanin amanin amanin yandımTiridine tiridine tiridine bandım Bedava mı sandın para verdim aldım Sabah ezanını okurken - Aman aman Müezzin minareden uçtu gördün mü, amanin yandım Amanin amanin amanin yandım (Bu türkü TRT repertuvarına "Aşağıdan gelir Türkmen koyunu / Selviye benzettim yarin boyunu" dizelerinin ilavesi ile girdi) Hürriyet Pazar 2006-04-30 |